SPoD 10. Bahar Semineri'ne Davetlisiniz!

img



SPoD 10. BAHAR SEMİNERİ

AKADEMİDE EKSEN KAYMASI: QUEER-FEMİNİST İMKÂNLAR

 

“Akademide Eksen Kayması: Queer-Feminist İmkânlar” temalı 10. Bahar Semineri, covid-19 nedeniyle 7-8 Kasım’da Zoom üzerinden gerçekleştirilecektir. Etkinliğe kaydolmak için form doldurmanız gerekmektedir.

Bu yıl Bahar Semineri’nde; queer[1] kuram perspektifiyle hazırlanmış yüksek lisans tezleri, toplumsal cinsiyet ve queer alanında çalışmaları süren doktora tezleri, bilimsel çalışmalarda yöntemi queerleştirmek ve queer yöntem, son olarak queer-feminist sivil toplum mecralarının akademi alanlarının, sadece pandemiyi değil son yıllarda içinden geçtiğimiz süreci nasıl deneyimlediği üzerinde durulacaktır. Ayrıca Bahar Semineri’nin tüm oturumlarında işaret dili çevirisi yapılacaktır.

 

7 Kasım’daki “Queer Perspektiften Tezler” başlıklı ilk oturumda, tamamlanmış yüksek lisans tezlerine odaklanılacaktır. Damla Umut Uzun konuşmasında, “Toplumsal Cinsiyet ve Sınıf Bağlamında Lezbiyen, Gey, Biseksüel Bireylerin Aile Performanslarının Açılma Pratikleri Üzerinden İncelenmesi” başlıklı tezinde ele aldığı şu sorular üzerinde duracaktır: Farklı sınıfsal düzlemlerde natrans lezbiyen, gey, biseksüel kişiler için biyolojik aile ile ilişkilenmeler nasıl? Seçilmiş aile olgusu yalnızca orta sınıfa özgü bir pratik mi? Ardından Ezgi Yılmaz queer mimarlığın, queer mekânın nasıl bir şey olduğuna değinerek mekânı ve mekân düşüncesini queerleştirme çabalarından bahsedecektir. Bu oturumun son konuşmacısı Cüneyt Yüce ise, fazlasıyla maskülen uzlaşılar etrafında şekillenmiş olan polisiye türü, kurumsallaşmış bir sınıflandırmayı ve sınırları imleyen “tür” (genre) ve “cinsiyet” (gender) kavramları ekseninde; Mehmet Murat Somer’in başkahramanı bir travesti olan Hop-Çiki-Yaya serisi üzerine yazdığı yüksek lisans tezi hakkında sunum yapacaktır. Sunumunda queer kavramlar ile polisiye türünün kesişimlerine, bunların Somer’in serisindeki izdüşümlerine, queer polisiyenin mümkün olup olamayacağına ve Hop-Çiki-Yaya serisinin polisiye türünün neresinde durduğu üzerinde duracaktır.

“Toplumsal Cinsiyet ve Queer Alanlarında Güncel Çalışmalar” başlıklı ikinci oturum halihazırda çalışmaları süren doktora tezleri üzerinedir. Jasmin Esin Duraner, Türkiye’deki kültür repertuarında (Even- Zohar 1997) eksik olan queer terminolojinin ve beraberinde getirdiği queer literatürün oluşmasında bir mihenk taşı kabul edilebilecek Kaos GL dergisindeki terminoloji tartışmalarına değinecektir. Ayrıca Duraner dergide yaptığı incelemeleri ve Türkçedeki queer terminolojinin ne şekilde inşa edildiğini ele alacaktır. Sonrasında Aslı Polatdemir, Türkiye’de toplumsal cinsiyet hareketlerinin uzantıları olan örgütlerin; çevrimiçi vitrinleri olan websitelerine odaklanarak şu sorular etrafında sunum yapacaktır: Bu vitrinlerde bu öz-temsil metinleri nasıl okunabilir? Manifestonun feminist siyasetteki kullanımı ve önemini hatırda tutarak bu metinlerde hangi güçlenme ve direniş söylemleri, hangi atıflar, tarihsel bağlamlar, semboller ön plana çıkıyor? Bu metinselliklerde hangi tahakküm ilişkilerine karşı çıkılırken hangileri (yeniden) üretiliyor? Günün son sunumunda Elifcan Çelebi ise, “Türkiye'de Değişen Emek Politikalarına Toplumsal Cinsiyet Eksenli Bakmak: Değişen Paradigmayı ve Mekanizmaları Anlamak” başlıklı doktora çalışmasına dair sunumunda; değişimin adını koymak kadar bu değişimi mümkün kılan mekanizmaları incelemenin önemine, küresel olarak toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin etkili olduğu bir dönemde fikirlerin ve bilgi üretim süreçlerinin politika yapım süreçlerinde etkisine ve toplumsal cinsiyet normlarının kavramsal yüklerinin incelenmesi gerekliliğine odaklanacaktır.

8 Kasım’daki “Queer Yöntem veya Yöntemi Queerleştirmek” başlıklı ilk oturumda, doktora tezinde beş ayrı vaka üzerinden Türkiye’de yaralanabilirliğin eşitsiz dağılımlarını ve farklı boyutlarını değerlendiren Elif Demirkaya, bu değerlendirme sürecinde “yaralanabilir yazı” (vulnerable writing) yöntemini nasıl kullandığını Tiffany Page’e referansla anlatacaktır. Ardından Pınar Eldemir, “queer” anahtar sözcüğü ile arama yaparak YÖK’ün Ulusal Tez Merkezi verilerinden ulaştığı 45 tezi, yüksek lisans ve doktora seviyesi olmak üzere konularına ve disiplinlerine göre alt kırılımlarına ayırarak her birindeki metodoloji kısmını inceleyecektir.

Etkinliğin “Akademinin Dertleri ve Akademide Dayanışma Pratikleri” başlıklı son oturumunda queer-feminist politikalarla akademi alanında çalışmalarını sürdüren araştırmacı ağından Mert Koçak ve sivil toplum örgütlerinden Aylime Aslı Demir, Erman Dolmacı, Sevcan Tiftik ve Yunus Kara deneyimlerini paylaşacaklardır.  Bu oturumda konuşmacılar sadece kendi deneyimleri ve mecralarına ilişkin yekpare bir sunum yapmak yerine, hep birlikte sorulara cevap vermeye çalışacak, sohbet edecek ve tartışma yürüteceklerdir. Ayrıca mecralarının çalışmalarına dair kısa bir aktarım yaptıktan sonra, akademide queer-feminist olmak, sivil toplum ile üniversitelerin iş birliği, pandemi, baskı, sansür, dayanışma pratikleri ve motivasyon üzerine birlikte konuşacaklardır.

Son olarak, etkinlik linki yalnızca kayıt formunu dolduran kişilerle paylaşılacaktır. Bahar Seminerleri herkesin katılımına açık ve ücretsizdir. 

7-8 Kasım’da görüşebilmek dileğiyle!

Bu etkinlik Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Temsilciliği desteğiyle gerçekleştirilmektedir.

10. Bahar Semineri

Akademide Eksen Kayması: Queer-Feminist İmkânlar

7-8 Kasım 2020

 

7 Kasım 2020

13.00-13.30

Açılış

13.30-15.00

  1. Queer Perspektiften Tezler

Moderatör: Cem Öztürk         İşaret dili: Yade

Damla Umut Uzun: Başka Bir Aile (Her Koşulda) Mümkün mü?: Sınıf Bağlamında Alternatif Aile Pratikleri

Ezgi Yılmaz: Mekân Çalışmaları Queer Teoriden Ne Öğrenebilir?

Cüneyt Yüce: Türkçe Polisiye Edebiyatta Queer Bir Sapma: Mehmet Murat Somer’in Hop-Çiki-Yaya Serisi

15.00-15.15

Ara

15.15-16.45

  1. Toplumsal Cinsiyet ve Queer Alanlarında Güncel Çalışmalar

Moderatör: Sevcan Tiftik       İşaret dili: Ecem

Jasmin Esin Duraner:  Çeviribilim Bağlamında Kavram Tartışmaları: Yeni Kültür Repertuarında Queer Terminoloji İnşası

Aslı Polatdemir: Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Hareketlerine Çevrimiçi Bakmak: Örgütler ve Websiteleri

Elifcan Çelebi: Türkiye’de AKP Döneminde Değişen Emek Politikalarına Toplumsal Cinsiyet Eksenli Bakmak: Süreç Takibi Yöntemi ve Mekanizmalar

 

16.45-17.00

Kapanış

 

8 Kasım 2020

13.00-13.15

Açılış

13.15-14.30

  1. Queer Yöntem veya Yöntemi Queerleştirmek

Moderatör: Ali Yıldırım          İşaret dili: Yade

Elif Demirkaya: Bir Yöntem Olarak “Yaralanabilir Yazı”

Pınar Eldemir: Queer Çalışmalar Üzerine Yöntembilim Tartışmaları: Yüksek Lisans/ Doktora Tezleri

14.30-14.45

Ara

14.45-16.45

  1. Akademinin Dertleri ve Akademide Dayanışma Pratikleri

Moderatör: Yunus Kara           İşaret dili: Emel

Mert Koçak: Feminist ve Queer Araştırmacılar (FQA) Ağındaki Dayanışma Pratikleri: Alternatif Örgütlenme Deneyimleri, İmkanlar ve Kısıtlar

Aylime Aslı Demir: Öngörülemeyen Akademi

Erman Dolmacı: Geçmişten Günümüze Kuir Kıbrıs

Sevcan Tiftik & Yunus Kara: SPoD’dan Akademi Deneyimleri

16.45-17.00

Kapanış

 

 

[1] Sibel Yardımcı ve Özlem Güçlü’ye göre queer kelimesi Türkçede garip, tuhaf, yamuk gibi anlamlara geliyor (İngilizceye ise Almanca çapraz kesen, transversal anlamına gelen “quer”den geçmiş). Bunun yanı sıra argoda “ibne” demek. Queer kuramının merkezinde de acayip, tuhaf, yamuk, anormal, iğrenç, aşağılık olana; normatif alanın dışında kalana; bu alanın dışında bırakılana; normu ihlal edene bir gönderme ve bu “kötüyü”, “anormali” yeniden anlamlandırma imkânı yatıyor.  Olumsuz anlamlarla yüklenmiş bir kelimenin hem bir hareketin hem de bir kuramın adı olarak benimsenerek dolaşıma sokulmasının bizzat kendisi bile bu yeniden anlamlandırma çabasının bir işareti olarak okunabilir.” (Queer Tahayyül,  s. 17)