Beşiktaş Belediyesi ile İlgili Zorunlu Açıklama

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği olarak kurulduğumuz günden bu yana, yaklaşık 6 senedir siyasal katılım çalışmaları kapsamında belediye hizmetlerinin ayrımcılıktan arındırılması için çalışmalar yürütüyoruz.

2014 Yerel Seçimleri öncesi il, ilçe meclisi ve belediye başkanı adaylarının “LGBTİ Dostu Belediyecilik Protokolü” imzalama çalışmalarının yanında farklı partilerden LGBTİ+ adayları da destekleyerek güçlendirme çalışmaları yaptık. Bugün hala Belediye Eşitlik Endeksi çalışmamızda belediyeleri LGBTİ+lara yönelik ayrımcılığı engellemekle ilgili adım atma yönünde güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu amaç doğrultusunda bugüne kadar belediyelerin gerçekleştirdikleri örnek kabul edebileceğimiz çalışmaları ön plana çıkartmayı böylelikle diğer belediyelerin de teşvik edilmesini hedefliyoruz.

SPoD, belediyelerin LGBTİ+ eksenli politikalar üretip, halihazırda sundukları hizmetlere LGBTİ+ların erişebilmeleri ve gerekli talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hizmetler üretmeleri için çalışmalarına tüm bunların LGBTİ+lar için bir ayrıcalık değil bir hak olması gerektiği inancı ile girişti. LGBTİ+lara yönelik ayrımcılığın önlenmesinin sadece bir belediyenin değil bütün belediyelerin görevi olması gerektiği ilkesiyle hareket ederek parti ayrımı yapmaksızın savunuculuk çalışmalarını yürüttü.

Yerel seçim kampanyamızın sonucunda pek çok insan hakları savunucusunun ve LGBTİ+ hareketinin farklı bileşenlerinin desteği ile Sedef Çakmak arkadaşımızın Beşiktaş İlçe Belediye Meclisi’ne seçilebilmesini sağlayacak toplumsal desteğe ulaştık. Sedef Çakmak’ın Beşiktaş Belediyesi’ne girmesiyle Beşiktaş Belediyesi LGBTİ+ hakları ile ilgili hızlı bir farkındalık yaşadı. Belediye kapsamında LGBTİ+ların sorunlarına eğilen cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelli ayrımcılık karşıtı çalışmalar üretildi. Pek çok belediye de bu rüzgarda ayrımcılığa karşı daha görünür daha cesur mücadele edebildiler. Bu çalışmalara dahil olan, hem Beşiktaş’ta hem diğer belediyelerde LGBTİ+ hakları için çalışan, emek veren, bütün aktivist, bürokrat ve politikacılara hareketimize destekleri için tekrar teşekkürü bir borç biliriz.

LGBTİ+ların insanlık onurlarını savundukları LGBTİ+ Onur Haftası’nı tüm coşkumuzla kutladığımız bu günlerde, belediyelerden de bu minvalde paylaşımlar beklerken, belediye bünyesinde LGBTİ+ hakları ile ilgili kafa karışıklıklarının devam ettiğini görmek bizleri kaygılandırıyor. 19 Haziran Pazartesi akşamı Beşiktaş Belediye Başkanı Av. Murat Hazinedar’ın Belediye’nin Twitter hesabından atılan bir tweet’in kendi görüşünü yansıtmadığına dair yaptığı bir açıklamasında “Bizim saygılı tutumumuz eşcinselliği teşvik etmemize sebep olamaz inancımız ve toplumsal yaşama bakışımız buna engeldir.” açıklaması LGBTİ+ toplumunda ciddi bir hayal kırıklığına sebep oldu..

LGBTİ+lara yönelik ayrımcılığa karşı pek çok girişimi olan bir belediyenin kendi çalışmalarına dair gelen tepkilere yönelik, öncelikle baskıların mağduru olan biz LGBTİ+ları değil, özgürlüklere ket vuran bir anlayışla ilerleyen tehditkar bir kitleyi muhatap almasını ve LGBTİ+ haklarına karşı verilen bu özgürlük aleyhtarı tepkileri yatıştırmaya öncelik verilmesini Belediye’nin bugüne kadarki çalışmalarının ve emeklerinin üzerine gölge düşürebilecek ve bu çalışmalarla bağdaşmayan, tutarsız bir davranış olarak değerlendiriyoruz.

Belediye Başkanlığı makamından doğru yazılan bu ifade bize aynı zamanda hakların inşa edildiğini ve kazanıldığını hatırlatırken; yerel yönetimlerin, bu toplumun bir parçası olan LGBTİ+ların ihtiyaç ve taleplerine yanıt verme yönünde dönüşmeleri ve tam da bu şekilde demokratikleşmeleri için daha çok çalışmamız gerektiğini yeniden gösterdi.

Bununla beraber, hem bütün belediyelere, hem de belediyeleri baskı altında tutmak isteyen ve özgürlüklere tahammülü olmayan kesimlere tekrar ifade etmek istiyoruz ki, “eşcinsellik” ya da herhangi bir cinsiyet kimliği veya cinsel yönelim bahsedildiği gibi “teşvik” ile çoğaltılamadığı gibi baskı ile de azaltılamaz. LGBTİ+ yönelimler ve kimlikler daha sağlıklı ve kapsayıcı bir toplum için sadece özgürleştirebilirler ve böylelikle kendilerini gizlemekten ve baskıdan kurtarabilirler. Yerel ve merkezi yönetimler nezdinde uygulanan politikalar ise, ancak ve ancak toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaç ve taleplerine yanıt vererek kapsayıcı, demokratik ve adil olabilirler. Belediyelere yönelik dile getirdiğimiz talep ve beklentilerimiz LGBTİ+ kimliklerin ayrımcılık ve şiddete uğramaması ve hizmetlerden eşit bir şekilde yararlanmaları için adalet arayışının desteklenmesi ile ilgilidir.

Unutmamak gerekir ki, sunulan belediye hizmetleri, biz LGBTİ+ların da ödedikleri vergiler aracılığı ile oluşan hizmetlerdir ve biz LGBTİ+ların bu hizmetlerden ihtiyaçlarımız doğrultusunda ayrımcılığa uğramadan faydalanabilmemiz en temel hakkımızdır. SPoD olarak, hiçbir türlü baskıya veya atılan geri adımlara boyun eğmeden bütün belediyeleri özgürleştirene, uygulanan tüm yerel politikaları LGBTİ+ları kapsayıcı hale getirene kadar çalışacağımızı ve haklarımızı talep etmeye devam edeceğimizi bütün kamuoyuna ve LGBTİ+ hareketine duyururuz.

LGBTİ+ Onur Haftası hepimize tekrar kutlu olsun!

SPoD
#OnurumHakkım