Aktivist ve trans kadın arkadaşımız Diren Coşkun, ağır tecrit altında tutuklu olarak bulunduğu Tekirdağ 2 No’lu cezaevinde, insanlık dışı muamelelere maruz bırakılması ve temel insan haklarının gasp edilmesinden ötürü, 25 Ocak’tan bu yana ölüm orucuna başlamış bulunuyor.

Diren Coşkun’un ölüm orucunun medyada ve hak savunucuları arasında yankı bulmamış olması üzerine, İstanbul LGBTİ derneği yöneticilerinden Kıvılcım Arat da tepkisini dile getirmek ve Diren ile dayanışma amacıyla Diren’in ölüm orucuna katıldığını ifade ederek Diren Coşkun’un durumuna dikkat çekmiştir. Özverisinden dolayı hepimiz kendisine teşekkürü borç biliriz.

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) olarak tüm siyasi tasarruf sahiplerini, dernekleri ve kişileri, daha da geç kalınmadan Diren ve Kıvılcım ile dayanışma göstermeye çağırıyoruz.

Diren Coşkun’un, trans bir kadın olarak ihtiyaç duyduğu doğrultuda cinsiyet geçiş süreci yasal hakkının acilen tesis edilmesini ve kendisine uygulanan tecrit, taciz ve insanlık dışı davranışların sona erdirilmesini salık veriyoruz.

Cinsiyet geçiş süreci, tutukluluk hali olmayan trans bireyler için dahi bir kâbusa dönüşebiliyorken, ağır koşullar altında tutuklu bulunan bir insanın bu haklarına erişimini engellemek, bu kişiyi ölüme sürükleyeceği bilinen bilinçli bir yıldırma politikasıdır. Diren Coşkun da bu sistematik devlet şiddetine haklı tepkisini, ölüm orucuna başlayarak göstermeyi seçmiştir.

Diren Coşkun ve temel hakları gasp edilen tüm mahpus trans kadınlar için yapılması gereken, bu sistematik şiddeti sonlandırma amacıyla farkındalığı yükseltmek ve bu şiddettin hedefleriyle dayanışmak, hem onlara hem de onlar üzerinde tasarruf sahibi otoritelere, Diren Coşkun ve diğer tüm mahpus trans kadınların yalnız olmadıklarını bildirmektir.

Hatırlatmak isteriz ki Diren Coşkun’un, korkunç cinayetler ile yitirdiğimiz Özgecan Aslan ve Hande Kader ile toplum ve devlet tarafından ölüme sürüklenmiş olan Eylül Cansın’dan ve nice diğer kadından bir farkı yoktur. Kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin tamamında olduğu gibi, Diren Coşkun da devletin sorumluluklarını yerine getirmemesi ve temel insan haklarının iadesi taleplerinin göz ardı edilmesi yoluyla ölüme sürüklenmektedir. SPoD olarak “bir kişi daha eksilmeyeceğiz” sözünü hatırlıyor ve Diren’in temel haklarının iadesi gerçekleşene dek sürecin takipçisi ve destekçisi olacağımızı bildirmek istiyoruz.

Son olarak, ölüm orucundaki Diren Coşkun’un yalnız olmadığını hatırlatmak ve moral vermek kritik önem taşımaktadır. Bu bağlamda 8 Şubat Perşembe günü, 19.00’da SPoD Ofis’te #DireneKartAtıyoruz etkinliği gerçekleştireceğiz. Diren’e ses vermek isteyen herkesi bu etkinliğe bekliyoruz.

Dayanışmayla.

 

#DireneKartAtıyoruz etkinliği hakkında detaylı bilgi için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Çizim: Aslı Alpar