Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet


Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet; bir insanın cinsiyeti ve toplumsal cinsiyeti nedeniyle maruz kaldığı her türlü şiddettir. Şiddet denildiğinde akla ilk gelen genellikle fiziksel şiddet olur ancak fiziksel olmayan şiddet biçimleri de fiziksel şiddet kadar yaygındır ve kişinin beden ve ruh bütünlüğünü olumsuz olarak etkiler.

 

Ayrımcılık; ırk, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi, meslek, yaş, dil, din, inanç, ulusal  ya da toplumsal köken, mülkiyet, engellilik, siyasal ya da diğer görüşler gibi nedenlere dayalı olarak gerçekleştirilen ve kişinin hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve kullanılmasını engelleyen ya da doğrudan sınırlayan muamelelerdir. Ayrımcılığa neden olan muameleler, açık nedenlerle doğrudan, görmezden gelme ya da özel ihtiyacı gözetmeme yoluyla dolaylı olarak gerçekleşebilir.

 

Nefret söylemi; ırkçı, cinsiyetçi ve heteroseksist nefret, yabancı düşmanlığı, hoşgörüsüzlük temelli saldırgan, aşağılayıcı ve tehdit edici yazılı, sözlü tüm ifade biçimleridir. Nefret söylemleri; milliyetçilik, ırkçı ya da cinsiyetçi merkeziyetçilik, ayrımcılık, azınlıklar ve göçmenlere karşı düşmanlık gibi diğer nefret biçimlerini yayar, teşvik  eder, savunur ve haklı gösterir.

 

Nefret suçu; kişi ve ya gruplara karşı ırk, dil, din, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi, meslek, etnik köken gibi sebeplerle oluşan ön yargılar nedeniyle işlenen ve genellikle şiddet içeren suçlardır. Sistematik şiddet ve ayrımcılık sonucu gelişen sürekli suçlar olabilir.

 

Şiddet; maruz kalan kişinin yaşamı, özgürlüğü, iradesi, sağlığı ve bütünlüğüne zarar verici,  geçici ya da sürekli olarak bunların varlığını engelleyen  her türlü hal ve hareketlerdir. Şiddet davranışları, uygulayıcısı tarafından bilinçli olarak karşıdaki kişiye üstünlük ya da hakimiyet kurmak, istenilen hal ve harekete zorlamak, imtiyaz ya da ayrıcalık sağlamak, saygınlık ya da sevgi kazanmak gibi çeşitli maddi ve manevi  çıkarlar elde etmek için uygulanır.

 

Fiziksel şiddet; bedene yönelik her türlü saldırıdır. Tokat, tekme, sarsma, boğaz sıkma, yaralama, saç çekme, sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlama, işkence etme, öldürme gibi eylemlerdir.

 

Psikolojik (duygusal) şiddet; kişinin ruh sağlığı ve bütünlüğünü hedef alır. Tek seferlik eylemlerden ziyade sürekliliği olan, tekrarlayan eylemler olabilir. Sürekli bağırmak, korkutmak, küfür ve hakaret etmek, başkalarıyla iletişimini kısıtlamak, giyim tarzına karışmak, sevdiği eşya ve hayvanlara zarar vermek, tehdit ve şantaj gibi eylemler örnek verilebilir.

 

Ekonomik şiddet; maddi kaynakların ve gücün yaptırım, tehdit ve kontrol aracı olarak kullanılmasıdır. Para vermeyerek cezalandırmak, koşullar imkan vermesine rağmen ihtiyaçları karşılamamak, mal ve gelire el koymak, çalışmasına engel olmak ya da kişiyi rızası dışında çalışmaya zorlamak gibi davranışlardır.

 

Cinsel şiddet; rıza olmadan cinsel ilişkiye zorlamaktır. Cinselliği tehdit aracı olarak kullanmak, istismar etmek, evli olsa da olmasa da partnerini istemediği zaman ve koşullarda ilişkiye zorlayarak tecavüz etmek, sarkıntılık, cinsel temas, cinsel taciz, cinsel içerikli rahatsız edici muamele, zorla cinsel içerikli yayın izletmek, cinsel organlara zarar vermek, para karşılığı ilişkiye girmeye zorlamak, zorla kürtaj yaptırmak ya da zorla çocuk doğurtmak, bekaret kontrolü yaptırmak  gibi çok çeşitli yollarla ve farklı boyutlarda olabilir.

 

Cinsel taciz; ısrarcı ve istek dışı cinsel yaklaşım, söz, davranış ve temaslardır. Söz, bakış, vücut dili, posta ve e-mail, mesajlaşma aracılığı ile rahatsız etmek, öpücük atmak, cinselliği ima eden hediyeler göndermek gibi davranışlarla gelişir.

 

Cinsel istismar; kişinin başkaları tarafından cinsel amaçlarla kötüye kullanılması, suistimal edilmesi ve istemediği halde başkalarının cinsel davranışlarına hedef olmasıdır.

 

Ensest;kişinin anne, baba, kardeş, büyükanne ve büyükbaba, amca, teyze gibi yakın akrabaları ile cinsel ilişkisidir. Taraflardan birinin rızası olmamasına rağmen ödül, kandırılma, baskı ve tehdit ile zorlama gibi koşullarda cinsel istismar ve cinsel taciz konusu bir suç olarak tanımladır. Toplumsal tabu olduğu için ortaya çıkarılması oldukça zordur. 

 

Flört şiddeti; partnerler veya eski partnerler arasında farklı derecelerde zarar verici olabilen her türlü kontrol edici ve hükmedici davranıştır. Aşağılama, küçümseme, hesap sorma, kontrol etme, arkadaşlarını kısıtlama, olayların sorumluluğunu üstlenmeme, kendine zarar verme ve intiharla tehdit etme gibi davranışların tümüdür.

 

Dijital şiddet; kişilerin mail, kısa mesaj, sosyal medya mesajlaşmaları gibi teknoloji ve dijital tabanlı yollarla tehdit edilmesi, şantaja maruz kalması, tacize uğraması gibi durumların tümüdür. Genel şiddet olgusuna tümünün yol açan davranışların dijital tabanlı araçlarla yönlendirilmesidir.

 

Ev içi şiddet; aynı yaşam alanını paylaşan ya da aynı evi paylaşmasa da aile üyesi olan ya da sayılan kişiler arasındaki fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet, ısrarlı takip gibi tüm şiddet biçimlerine neden olan davranış ve tutumlardır.

 

Israrlı takip; aşırı gözetleme, partnerinin ya da eski partnerinin yaşamı hakkında casusluk yapma, partnerin ne zaman nerede olduğunu kendisiyle paylaşması için baskı yapma, sürekli telefonla arama gibi davranışlarla belirli bir süre boyunca tekrarlanan davranışlarla rahatsız etme, korkutma ve baskılamadır.  

 

İnsan ticareti; kişilerin cinsel kölelik, zorla çalıştırma ya cinsel istismara yönelik para karşılığı satılması, kullandırılmasıdır. Para karşılığı evlilik için eş sağlama, organ ve dokusunu satmaya zorlama, taşıyıcı annelik ya da dış döllenmeye zorlama gibi farklı amaçlara yönelik gerçekleşebilir.

 

Çocukların ticari cinsel sömürüsü; çocukların para, mal yada menfaat karşılığında yetişkinlerle cinsel ilişkiye girmeye ve cinsel haz aracı olarak kullanılmaya zorlanması, yakınları ya da yabancılar tarafından ticari bir araç haline getirilmesidir.

 

Şiddetin gözle görülür olmaması, var olmadığı ve kişileri olumsuz yönde etkilemediği anlamına gelmez. Her türlü şiddet suçtur, önlenmeli ve cezalandırılmalıdır.

Töre, namus, gelenek, görenek gibi toplumsal nedenler şiddete gerekçe olarak gösterilebilir ancak giyim ve kişinin kendini ifade ettiği davranış şekli, evlilik dışı ilişki veya çocuk sahipliği, bakire olmamak, boşanmak ya da ayrılmak istemek, çalışmak istemek gibi durumların bahane edilmesi şiddetin cezasını hafifletmez.