Skip to main content

Başta Milletvekilleri Olmak üzere Tüm Kamuoyuna Çağrımızdır: HAYIR’I ÖRGÜTLEYELİM!

By 12 Aralık 2022Mayıs 22nd, 2023Duyurular

Bir süredir tartışılan anayasa değişikliği teklifi nihayet meclise geldi. Toplumun açlıktan kırıldığı, çeşitli toplumsal kesimlerin sürekli birbirine düşmanlaştırıldığı, son çıkan sansür yasasıyla ifade özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırıldığı, polis müdahalesi olmadan hiçbir eylemin yapılamadığı, adalete duyulan güvenin sıfırlandığı bir ülkede, bütün bunların müsebbibi olan iktidarla anayasa yapılamaz/değiştirilemez. LGBTİ+’ların, kadınların ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı ayrımcılıkların doğrudan muhatabı olan tüm kesimlerin, kendi hakları ve hayatlarıyla ilgili alınan kararlarda söz söyleyebilmelerinin önünde bunca engel varken getirilen ve oldu bitti ile geçirilmeye çalışılan bir teklif kabul edilemez.

LGBTİ+’ların sosyal, siyasal ve ekonomik başta olmak üzere tüm haklarının anayasal ve toplumsal düzeyde sağlanması için çalışan bir insan hakları örgütü olarak hatırlatıyoruz:

1- Söz konusu teklifte, Madde 2’nin gerekçesinde yer alan “aile ve evlilik kurumunun her türlü tehlike, tehdit ve saldırılar ile, sapkın akımların dayatmalarına karşı korunması” ifadeleri, makul ve makbul aile sınıflandırılmasına girmediğini iddia ettikleri LGBTİ+’ları ötekileştirmenin, ikinci sınıf vatandaş olarak tanımlamanın, düşmanlaştırmanın önünü açmaktadır. Biz bu ülkenin eşit ve onurlu yurttaşlarıyız. Bizi, yani toplumun bir kesimini öteki, ikinci sınıf, düşman gösteren gerekçelerle temellendirilmiş bir teklif kabul edilemez.

2- Kanunlar sadece metinleriyle değil, ruhlarıyla da bilinir. Bir kanunun yapılış amacı ve ortaya çıktığı koşullar, o kanun maddesi her ele alındığında anılır. Türkiye, devletin kurumları aracılığıyla ve kamu kaynakları kullanılarak LGBTİ+’ları sosyal, siyasal, ekonomik alanın dışına itmeye yönelik politikaların yürütüldüğü, devlet yetkilileri tarafından LGBTİ+ların sapkın olarak nitelendirildiği, LGBTİ+lara dönük suçlarda cezasızlığın zirve yaptığı ve LGBTİ+’lara yönelik insan hakları ihlallerinin her geçen gün arttığı bir ülkedir. Böyle bir ortamda hazırlanan bu teklif, gerekçesinden de açık olduğu üzere, toplumsal kutuplaşmayı arttırmak ve LGBTİ+ları düşmanlaştırmak motivasyonunu taşımaktadır.

3- Tartışmayı teknik hukuk zeminine çekmek, içinde bulunduğumuz hali açıklamaya yetmez ancak yine de söyleyelim: İlgili değişiklik Anayasa’nın eşit yurttaşlık ilkesine ve laik, demokratik, hukuk devleti normlarına aykırılık teşkil etmektedir. Bunun yanında mevcut durum çok açıkça şudur: Hukuk, iktidar tarafından toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmek için kullanılmaktadır! İlgili değişikliklere evet demek, kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddetin derinleşerek artmasından başka bir anlama gelmeyecektir. Tam şu anda, HAYIR’I örgütlemek ve kamuoyunu bu teklifin insan hak ve özgürlükleri ile Anayasa’ya aykırılığı yönünde bilgilendirmek gerekmektedir.

İktidarın getirdiği anayasa teklifinin LGBTİ+’ların gündeminde hiçbir yeri yoktur. Türkiye’de yasal olarak aynı cinsiyette olan kişilerin evliliği mümkün değildir. Bu yaratılan suni gündem ile amaçlanan, teklifin önergesinde yer alan ayrımcı ifadelerle ileriye yönelik tüm hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasıdır.

Geçmişten ders almanın vakti geldi de geçiyor. Tüm meşruluğunu kaybeden bir iktidarla anayasa yapılmaz! Bu teklife HAYIR demek, insan haklarından yana tutum almanın tek yoludur. Bu anayasa teklifinin geçmesi, telafisi çok zor hasarlara yol açacaktır. LGBTİ+ yurttaşların yaşam hakkı başta olmak üzere tüm temel haklarını koruyabilmek için herkesi HAYIR’ı örgütlemeye çağırıyoruz. Türkiye’nin bu dönüm noktasında tüm muhalefet vekillerini insan haklarından yana tutum almaya çağırıyoruz.

SPoD
Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği

Görsel Betimleme: SPoD’un kurumsal renklerinde olan arka plan üzerinde beyaz dörtgen ve altında SPoD logosu yer alıyor. Dörtgenin üzerinde “Başta Milletvekilleri Olmak üzere Tüm Kamuoyuna Çağrımızdır: HAYIR’I ÖRGÜTLEYELİM!” yazısı yer alıyor.