Skip to main content

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz Kutlu Olsun!

By 30 Nisan 2022Duyurular

Savaşın, hiperenflasyonun, yoksulluğun gölgesinde varoluş mücadelesini sürdüren, tüm hedef göstermelere ve kriminalizyona rağmen 1 Mayıs coşkusunu içinde taşıyan tüm LGBTİ+lar başta olmak üzere; ‘gözlerdeki ışıltı’sını hızla yükselen döviz karşısında eriyen Türk Lirası gibi kaybetmiş milyonlar, o milyonlar içerisinde yaşadığı evlere hapsolmak zorunda kalan bazen de barınacak ev bulamayan seks işçileri, mavi – beyaz yakalı işçiler, işsizler, öğrenciler, emekliler, emekliliği hayal olanlar, 1 Mayıs senin, benim, bizim!

Bugün de diyoruz ki;

LGBTİ+ işçileri ve işsizleri kapsamayan bir birlik, mücadele ve dayanışma her ne olursa olsun eksik kalacaktır. Zira herkesi fazlasıyla etkileyen, çalışma hayatını güvencesiz hale getiren bu kriz koşulları, LGBTİ+’lara yönelen fobiyle her geçen gün daha da derinleşmektedir.

Durumumuzu anlatmak ve taleplerimizi hatırlatmak özellikle bugün tekrar gereklidir;

Belli başlı sektörlerde çalışmaya, gizlenmeye ya da emek istismarına açık, sağlıklı olmayan, kayıt dışı ve güvencesiz çalışma koşullarına mecbur bırakılıyoruz.

Çalışırken kimliğimizi gizlemek zorunda kalıyor, cinsiyet kimliğimiz ve cinsel yönelimimiz üzerinden mobbinge maruz bırakılıyor ve işten atılmakla tehdit ediliyoruz.

Yoksulluk ile başa çıkmaya çalışırken nefretin de odağı haline geliyoruz. Ücretli emeğimizin yanında saklanma emeği vererek sistematik nefretten kaçmak için çifte vardiya yapıyoruz.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının uyguladığı, sendikaların da sessiz kaldığı yasal aile tanımına dayanan sağlık, izin, sosyal yardım, sigorta, ücret belirleme politikaları LGBTİ+’ları yok sayıyor. Bu hak ihlallerinin önlenmesi için yasal çalışmaların yapılmasının yanında sendikalardan da gerekli desteği göremiyoruz. LGBTİ+’lar olarak sendikalarda ve işçi örgütlerinde ayrımcılığa maruz kalıyor, bu yapılarda yer alamıyoruz.

İktidar tarafından bize yönelen ve dinmeyen nefret söylemleri ve hedef göstermelerle, toplumsal cinsiyet normlarına uymayan LGBTİ+ların iş bulma oranının ve iş güvenliğinin her geçen gün azalmakta olduğunun farkındayız. Bizler işgücü piyasasında da kendimizden ve varoluşumuzdan utandırılmadan yaşamanın bir mücadele olduğunu biliyoruz.

Bedenimizi ve arzularımızı korkudan yaşayamaz hale getiren, saklanma emeğine zorlayan erkek egemen kapitalist sistemin doğasında olan şiddete karşı isyan ediyoruz. Biz açık kimliğimizle esnaf, öğretmen, temizlikçi, ofis çalışanı, montaj hattı işçisi, inşaat işçisi, aşçı, seks işçisi -her türlü iş kolundan ve iş yaşamının tamamından- tüm LGBTİ+’ların çalışma yaşamına adil bir şekilde katılmasını ve sendikal haklarının yasal güvence altına alınmasını talep ediyoruz.

Bizler herkes gibi insan onuruna yakışır bir hayat sürmenin hakkımız olduğunu biliyoruz.

Savaşın, krizin ve yoksulluğun gölgesinde 1 Mayıs’a giderken biliyoruz ki bu gün LGBTİ+ işçiler ve işsizler için emek düşmanı politikalara, ayrımcılığa, sömürüye karşı mücadele günüdür. Patronsuz ve pezevenksiz, gökkuşağının altında adil ve eşit bir dünyanın hayaliyle…

Yaşasın 1 Mayıs- Biji Yek Gulan!