
Bugün 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi, Transfobi, İnterfobi Karşıtı Gün. Dünya Sağlık Örgütü eşcinselliği psikolojik hastalıklar kategorisinden çıkaralı sadece 34 yıl oldu. Tarihin başlangıcından beri var olan biz LGBTİ+’lar hasta görüldük, insandışılaştırıldık ve bu yolla en temel insan haklarımızdan mahrum edildik. Bu sebeple ezilmenin ne demek olduğunu en derinden tecrübe edenler olarak bu yıl 17 Mayıs için temamızı “Kimseyi Geride Bırakmadan” olarak seçtik! Her ne kadar Türkiye’de son on yılda insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü çok geriye gitmiş olsa da durum bundan önce de çok parlak değildi. Hak ve hizmetlere toplumun hangi kesimlerinin rahatlıkla ulaşabildiğini, devletin hangi kesimlere karşı zor aygıtları ve infaz sistemini sistematik bir şekilde silah haline getirdiğini çok iyi biliyoruz. Her gün bu hikayenin yeni bir örneğiyle daha karşılaşıyoruz.
Bu 17 Mayıs’ı; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla hukuksuzluğu tespit edilen Gezi davası tutukluları Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i; Kobani davasında hukuksuz cezalarla karşı karşıya kalan başta LGBTİ+ aktivisti dostumuz Cihan Erdal’ı, tutuklu kaldığı sürede türlü işkenceyle sindirilmek istenen Aysel Tuğluk’u, tahliye edilmeleriyle bir nebze teselli bulduğumuz Gültan Kışanak’ı ve Sebahat Tuncel’i, nihayetinde demokrasi ve barış mücadelesinden geri adım atmadığı için gözdağı verilen ve en ağır cezalara çarptırılan Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ı geride bırakmadan kutluyoruz.
Bizleri “ulusa tehdit” ilan edenlere, bizlere “hasta” diyenlere inat adil, eşit ve özgür yurttaşlık temelinde barış içerisinde yan yana gelebildiğimiz bir geleceği düşlüyoruz. Bizleri “etki ajanlığı” ile suçlayanlara ve suçlulaştıranlara mücadelemizin meşruiyetini bir kez daha hatırlatıyoruz! Bir zamanlar sayısı on binleri bulan LGBTİ+ Onur Yürüyüşlerinin inadından, 40 yıllık mücadele tarihimizden ve kaybettiğimiz dostlarımızdan aldığımız ilhamla ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. LGBTİ+’ların “ithal” edildiği yalanına sarılanlara karşı; lubunyaların değil, büyütmeye çalıştıkları nefretin ithal olduğunu haykırarak kutluyoruz!
Özgürlük, eşitlik ve barış mücadelesini kendimize yön bilerek, hayatına dokunduğumuz her lubunyanın bize verdiği onur ve güçle birleştirerek yolumuza devam ediyoruz. Kimi zaman LGBTİ+ Danışma Hattı’na gelen bir telefonun ucunda, kimi zaman mesafesiz bir sohbette, kimi zaman ise seçim sandıklarında, adliyede, karakolda, hastanede, okulda, sokakta verdiğimiz hak mücadelemizden vazgeçmeden kutluyoruz. LGBTİ+’lar başta olmak üzere toplumun tüm ezilen kesimlerinin insan onuruna yaraşır bir yaşama erişmeleri için hayatın her alanında söz üretmeye ve sözümüzü duyurmaya devam ederek kutluyoruz.
17 Mayıs’ta, bir kez daha tüm LGBTİ+’lara ve demokratik kamuoyuna “Kimseyi Geride Bırakmadan” mücadeleye devam ettiğimizi hatırlatmak istiyoruz. Uluslararası Homofobi, Bifobi, Transfobi, İnterfobi Karşıtı Gün Kutlu Olsun!