
Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) olarak 31 Mart yerel seçimleri için hazırladığımız ve Genç LGBTİ+ Derneği, Keskesor Amed LGBTİ+ Oluşumu, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Muamma LGBTİ+ Derneği ile Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nin (ÜniKuir) desteğiyle yürüteceğimiz “LGBTİ+ Dostu Belediyecilik Protokolü” ve bu yıl ilk kez imzaya açılan “LGBTİ+ Dostu Belediye Meclis Üyesi Protokolü” 1 Mart Cuma günü Ankara, İstanbul ve İzmir’de düzenlenen basın toplantılarıyla duyuruldu.
Yerel seçim süreci boyunca, adaylara LGBTİ+’lar için daha kapsayıcı ve eşit hizmet sunma sorumluluğunu hatırlatmak amacıyla başlattığımız bu çalışmanın amacı sadece seçim süreciyle sınırlı değildir. Bu çalışma ile adayların seçildikten sonra da LGBTİ+ hareketiyle bir arada çalışmalarının ve yerel yönetimlerin her kademesinde LGBTİ+ haklarına yönelik çalışmalar yürütmelerinin gerekliliğini de hatırlatıyoruz.
İstanbul’da düzenlenen basın toplantısı 2015 yılında hayatını kaybeden LGBTİ+ aktivisti Boysan Yakar’ın anısına açılan “Boysan’ın Evi”nde yapıldı. Basın toplantısında SPoD Yönetim Kurulu Başkanı Halim Kır yerel seçimlere giderken bu çalışmanın duyurusunun Boysan’ın Evi’nde yapılmasının Boysan’ın siyasal katılım alanında yürüttüğü mücadelenin ve görünürlüğün mirası olduğundan bahsederek sözlerine başladı. SPoD’un siyasal katılım çalışmalarının derneğin kurulduğu 2011 yılından beri LGBTİ+’ların hem yerel hem de ulusal düzeyde siyasete katılımını sağlamak ve güçlendirmek üzere devam ettiğini belirtti. SPoD’un danışmanlık çalışmalarıyla birlikte Türkiye’nin birçok farklı yerindeki LGBTİ+’ların güncel talep ve sorunlarını yakından takip ettiklerini ve LGBTİ+ öznelerin doğrudan yer aldığı bir kurum olarak talep ve önerileri oluşturabilecekleri bir alana sahip olmanın siyasal savunuculuk çalışmaları için önemli bir kaynak olduğunu vurguladı. Halim Kır, bu yerel seçimde imzaya açılan protokol çalışmasının 2014 ve 2019 yerel seçimlerinde yapılan çalışmanın bir devamı olduğunu hatırlatarak 2014 yılında protokolün oluşturulmasında Boysan Yakar’ın emeği olduğunu ve bugün bu mekanın LGBTİ+’ların kullanımına açılmasıyla Boysan’ın LGBTİ+ hareketine katkısının dünden bugüne devam ettiğini belirtti.
Ardından söz alan SPoD Genel Koordinatörü Oğulcan Yediveren hazırlanan basın metnini okudu.
Basın metni okunduktan sonra LGBTİ+ Dostu Belediye Meclis Üyesi Protokolü’nü imzalamak üzere Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Şişli Belediyesi Belediye Meclis Üyesi Adayı Elif Avcı’ya söz verildi.
Uzun yıllardır LGBTİ+ hareketinin parçası olduğunu, 2014 yılında başlatılan ilk protokol çalışmasında Boysan’larla birlikte yer aldığını ifade eden Elif Avcı, “Aslında bu mücadelenin bir parçası iken bugün açık kimliğimle bir aday olarak buradayım” dedi. Siyasal katılım alanında çalışmasına sebep olanlardan birisinin Boysan Yakar olduğunu ifade eden Elif Avcı, bu alanda yürütülen çalışmaların çaba ve inançla sürdürüldüğünde ancak nihayete erdirilebildiğini, kendisi için de kazanabileceği bir sıradan aday gösterilmesinin de bu çabayla gerçekleştiğini söyledi. Seçim sona erdiğinde “Mazbatamı aldığımda da geleceğim ilk yer burası olacak” diyen Elif Avcı, LGBTİ+ Dostu Belediye Meclis Üyesi Protokolü’nü imzaladı.
İmza esnasında Boysan Yakar’ın annesi Sema Yakar da söz alarak, “Bugün gerçekten önemli bir gün. Oğlumun başlattığı ve içinde bulunduğu yolculuğa bugün arkadaşlarının devam ediyor olması, o bayrakları birlikte taşıyor olmamız çok anlamlı, özellikle bu evde olması çok anlamlı” diyerek katılanlara teşekkür etti.
Ardından katılımcılar arasında yer alan Türkiye İşçi Partisi Kadıköy ve Bakırköy adayları protokolü imzalamak üzere söz aldı. TİP Bakırköy Belediyesi Başkan Adayı Bilge Seçkin Çetinkaya, parti çalışmalarını eşitlik ilkesini temel alarak yürüttüklerini söyledi. Bilge Seçkin eşit yurttaşlık temelinde yürüttükleri bu çalışmaların dil, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına uğrayan yurttaşların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir mücadele olduğundan bahsetti. Bilge Seçkin, bir süredir LGBTİ+’ların ve kadınların muhafazakar iktidarlar tarafından özellikle kutsal aile söylemi ile birlikte hedef haline getirildiğini belirtti. Burada değerlerin yerli ve milli olma iddiasıyla söylendiğini ancak bu söylemin Amerikan sağından aşırma bir söylem olduğunu belirten Seçkin, “Bu saldırıların yerelde yürütülecek bir mücadele ile de hafiletilebileceğine inanıyoruz” dedi. Kadınların ve LGBTİ+’ların hayatları üzerindeki tasarruf hakkının erkeklere ataerkil bir pazarlık sürecinin sonucu verildiğini söyleyen Seçkin, bu saldırıları durdurması için önce en yakın temas alanı olan yerel yönetimlerden başlayarak demokrasi anlayışının inşa edilmesi ve LGBTİ+’lar ile kadınların yerel yönetimler dahil karar alıcı mekanizmalara katılıp birlikte politikalar üretmesi gerektiğini vurguladı.
Son olarak ise Türkiye İşçi Partisi Kadıköy Belediyesi Başkan Adayı Doğan Ergün protokolü imzalamak üzere söz alarak SPoD ile daha önce de çeşitli protokoller imzalayarak yan yana geldiklerini ve LGBTİ+ mücadelesini sürdürüyor olmanın TİP açısından çok değerli olduğunu ifade etti. Seçim sonrasındaki süreçte de hem yerel hem merkezi siyasette de LGBTİ+’ların hak mücadelesini sürdürmenin önemini vurguladı. TİP olarak her ülkede ve ilde çeşitli çalıştaylar gerçekleştirdiklerini aktaran Ergün bu çalıştaylarda oluşturulan LGBTİ+ birimleri çerçevesinde ihtiyaçların belirlendiği, cinsel sağlıktan istihdam konusuna kadar birçok alanda adım atılması yönünde plan ve programların oluşturulduğunu belirtti.
Ankara’da düzenlenen basın toplantısı Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nin (ÜniKuir) ofisinde gerçekleşti. Türkiye İşçi Partisi Çankaya Belediye Meclis Üyesi adayları Muzaffer A. Elbeyli, Feyza Şener, Ege Kıratlı ve Refika Simal Yemen ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çankaya Belediye Meclis Üyesi adayı Barış Aslan’ın katıldığı toplantıda SPoD Yönetim Kurulu üyesi Umut Rojda Yıldırım’ın basın açıklamasını okumasının ardından imzalar atıldı.
İzmir’de düzenlenen basın toplantısı ise Ata Soyer Sağlık ve Politikaları Araştırma Derneği’nde gerçekleşti. Toplantıya Türkiye İşçi Partisi Konak Belediye Başkan Adayı Gülhan Atış, Türkiye İşçi Partisi Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Alp İçen, Türkiye İşçi Partisi Konak Belediye Meclis Üyesi adayı Levent Kamalı ve Türkiye İşçi Partisi Bornova Belediye Meclis Üyesi adayı Ali Zeyn katıldı. Basın açıklaması sonrasında tüm adaylar protokol metinlerini imzaladı.
Üç şehirde okunan basın açıklamasının tam metni şu şekilde:
Merhaba, hepiniz hoş geldiniz.
Bugün 31 Mart 2024 Pazar günü gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde, belediye başkan adayları ve belediye meclis üyesi adayları için hazırladığımız protokol metnini sizlerle paylaşmak için bir aradayız.
2023 seçimleri sonrası toplumun geneline yayılan umutsuzluk ve karamsarlığın üstüne düşünemeden, sonucun hayatlarımız üstündeki etkisini hak ettiği şekilde ele alamadan yeniden bir seçim sürecine girdik. Tüm haklı yorgunluğumuza, kırgınlığımıza, yalnız bırakılmışlık hissimize rağmen kentlerimizin yönetimi için önemli bir seçim olan bu seçimlerde kendi sözümüzü duyurabilmek ve hak ettiğimiz yaşama ulaşmak için yola koyulduk.
LGBTİ+’lar olarak on yıllardır haklarımızın tanınması, insanca, onurlu bir yaşamın olanaklarının sağlanması için mücadele ediyoruz. Bu mücadelenin en büyük tanığı da kendi sokağımız, caddemiz, parkımız. O parklar ki ilk oyunlarımıza da tanık, o sokaklar ki ilk aşklarımıza da tanık, o caddeler ki ilk sloganlarımıza da tanık. Son zamanlarda sanki buralı değilmişiz, sanki bazı büyük şehirlerde yerden bitmişiz gibi bizleri hedef alanların da çok iyi bildiği gibi kentlerin meydanları kadar kasabalar da, köyler de bize tanık.
Bizler, doğup büyüdüğümüz her yerde nefes alabilmek, hayatta kalabilmek için kocaman adımlar atıyoruz. Bizler haklarımızı da bu hakları gasp edenleri de haklarımızın tesisi için sorumluluk sahibi olanları da gayet iyi biliyoruz. Hiç şüphe yok ki belediyeler eşit, adil, özgür kentler için irade sahibi, güç sahibi. Hem de hiç öyle az falan değil, yetkileri, bütçeleri ve insan kaynakları ile istediklerinde her şeyi yapabilecek güçte belediyeler. Tam da bu yüzden 2024 yerel seçim kampanyamızda “Belediye Bu İşi Çözer” dedik.
Kampanya başladığından beri LGBTİ+’ların yerelde yaşadıkları sorun ve ihtiyaçları; halkın kaynaklarını halk için, eşitlikçi politika ve hizmetler için kullanma talebimizi; katılımcı, demokratik yerel yönetim talebimizi dile getirdik, önümüzdeki otuz gün boyunca da getirmeye devam edeceğiz.
Kampanyamız kapsamında hazırladığımız LGBTİ+ Dostu Belediye Başkanı Protokol Metni ve LGBTİ+ Dostu Meclis Üyesi Protokol Metni’’nde bu başlıklar etrafında taleplerimizi somutlaştırdık. Adaylardan seçilmeleri takdirde eşitlikçi, özgürlükçü, şeffaf ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmelerini bekliyoruz. Seçim sonrası hazırlanacak stratejik plan ve bütçe süreçlerini katılımcı şekilde yürütmelerini; tüm planlamalarda ikili cinsiyet sisteminden uzak toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısına yer vermelerini bekliyoruz. Belediye mevzuatını cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim eşitliğini de kapsayacak şekilde güncellemelerini; ayrımcılık, şiddet ve taciz karşıtı politika belgeleri oluşturmalarını ve bunun için mekanizmalar kurmalarını bekliyoruz. LGBTİ+’ların sağlık, çalışma, barınma, şiddetsiz yaşam haklarının sağlanması için yetki alanları dahilinde çalışmalar yürütmelerini bekliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir yönetim anlayışı için sivil toplum örgütleriyle birlikte; yerel, ulusal, uluslararası kurumlarla iletişim ve işbirliği içinde çalışmalarını bekliyoruz. LGBTİ+’ların kendi kentleri ve hayatlarıyla ilgili kararlarda karar alıcı konumda olabilmeleri için mekanizmalar tanımlamalarını ve işletmelerini bekliyoruz.
Tüm bu çalışmaları yaparken LGBTİ+’ların genç olmaktan, yaşlı olmaktan, engelli olmaktan, yoksul olmaktan, işsiz olmaktan ve pek çok açıdan birbirinden farklılaşan, özelleşen ihtiyaç ve talepleri olabileceğini akılda tutarak çalışmalarını bekliyoruz. Nefret söyleminin karşısında, kendi kentlilerinin haklarını savunmasını bekliyoruz. Nefret söylemleri, hedef göstermeler, yoksulluk, depremler, pandemiler karşısında bizi yalnız bırakan değil, bizimle olan belediyeler istiyoruz.
Siyasi partilere, belediye başkan adaylarına, belediye meclis üyesi adaylarına sesleniyoruz:
Bizler yönetmeye talip olduğunuz kentlerin parçasıyız. Herkes kadar ve herkesle birlikte bir arada haklarımızla yaşamayı hak ediyoruz. Mücadelemizin gücüyle, ilk kez 2014 yılında imzaya açtığımız bu protokollerin etrafında oluşturduğumuz siyasetten edindiğimiz deneyimle bizler kentlerin nasıl yönetilmesi gerektiğini biliyoruz.
Kentler rant için değil halk için yönetilir, afetler karşısında yurttaşları bir başına bırakarak değil kentleri afetlere dirençli hale getirerek yönetilir, kentler kayyum politikalarıyla değil bizim irademizle, en geniş katılımcı demokratik mekanizmalarla yönetilir. Kentler oluşturulmaya çalışılan LGBTİ+ karşıtlığına hapsolarak değil; LGBTİ+’larla bir arada, LGBTİ+ kapsayıcı, eşit politikalarla yönetilir.
Kampanya metnimizden bir alıntıyla bitirmek istiyoruz:
“Yaşadığımız sokaklarda nefes alabilmek için çözümler sizin elinizde. Şikayet etmeyi, bahane üretmeyi bırakıp; kendi kapınızın önünü süpürmeye başlama zamanı. Şu an tam da yerel yönetimlerin sahip olduğu imkanları demokrasi ve insan haklarını geliştirmek, her bir yurttaşa eşit hizmet götürmek için kullanma zamanı.”
Katıldığınız için teşekkür ederiz.
Genç LGBTİ+ Derneği
Muamma LGBTİ+ Derneği
Keskesor Amed LGBTİ+ Oluşumu
Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği
LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG)
Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)
Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği (ÜniKuir)