Skip to main content

BİR KEZ DAHA, ONURLA, SOKAKLARDA

By 20 Haziran 2021Temmuz 16th, 2021Haberler

Onur Haftası, 26 Haziran 1969’da New York’ta Stonewall Inn adlı barda, polisin yoğun baskısı ve şiddetine karşı Siyah ve Latin seks işçisi trans kadınların öncülüğünde başlayıp tüm LGBTİ+ topluluğuna yayılan direnişi onurlandırmak için her yıl Haziran ayında kutlanıyor. Bu direniş tüm dünyadaki LGBTİ+’ların haklarına ve onurlarına sahip çıkmalarının sağlanmasına yönelik bir hareketin ivme kazanışına da işaret ediyor. Türkiye’de de Onur Haftası, 1993 yılından beri Haziran ayının son haftasında gerçekleştiriliyor.

Bu yıl da 20-27 Haziran tarihleri arasında çeşitli etkinliklerin gerçekleşeceği, İstanbul Onur Yürüyüşüyle kapanışını yapmayı umduğumuz 29. İstanbul Onur Haftası’nın ilk gününden, tüm LGBTİ+’ların ve LGBTİ+ hak savunucularının Onur Haftasını kutluyor, nefret suçları ve HIV/AIDS’e yönelik önyargılar ve ihmaller sebebiyle hayatını kaybeden tüm LGBTİ+’ları saygıyla anıyoruz.

Türkiye’de devlet tarafından LGBTİ+ varoluşların ve hak taleplerinin görünmez kılınmasına yönelik tutumun son yıllarda başka bir şekil aldığını görüyoruz. Devletin; LGBTİ+ Onur Yürüyüşleri başta olmak üzere etkinlik yasaklarıyla hak taleplerimizin sesini kısması, nefret söylemlerine karşı cezasızlık politikasını sürdürmesi ve hatta bu söylemlerin doğrudan kamu bürokratları tarafından üretilip yaygınlaştırılması, gökkuşağı bayraklarının, Lubuncanın ve çeşitli sembollerimizin kullanıldığı her durumda bir soruşturmayla bizleri karşılaması gibi haller, artık devlet nezdinde taleplerimizin görünmez olmaktan çıktığını ve LGBTİ+ hak
mücadelesinin hedef haline getirildiğini gösteriyor. Bizlere dönük şiddet ve ayrımcılığın görmezden gelinerek üzerimizi kaplamasına izin vermeyeceğiz.

Son aylarda Türkiye gündemini meşgul eden birçok konu, LGBTİ+ hareketini ve öznelerini doğrudan ilgilendiriyor. Bir çete liderinin açıklamalarıyla başlayan tartışmalar, ne yazık ki bizleri hiç şaşırtmıyor. Çünkü biz çetelere karşı cezasızlık politikalarını Eryaman’dan ve Ülker Sokak’tan beri çok iyi biliyoruz! Biz, çeşitli buluşma/flört aplikasyonlarını lubunyaları darp ve gasp etmek için kendine mesken edinmiş irili ufaklı çetelerin, çeşitli siyasi partilerin ilçe binalarında nasıl karşılandığını çok iyi biliyoruz! Silah satıcılarının örgütlediği grupların, trans kadınların barınma hakkına ve beden bütünlüğüne nasıl saldırdıklarını çok iyi biliyoruz!

Örnekleri çoğaltabileceğimizden eminiz ancak varmak istediğimiz yer belli: Bizler yıllardır eşit yurttaşlık talebimizi haykırırken sadece LGBTİ+’lara dönük hak ihlallerinde bir türlü tatmin edici bir sonuç üretmeyen hukuk sistemiyle değil, her yürüyüşümüzün Onur Yürüyüşü olduğunu bilen ve bedenlerimizi hedef tahtası haline getiren küçük/büyük çetelere karşı da mücadele ediyoruz.Eşitlik yolunda attığımız adımlar sürekli tehdit ve saldırı altında olmasına rağmen LGBTİ+’lar Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde onurlu mücadelesini sürdürmeye devam ediyor. Bizler gerçek renklerimizi özgüvenle ve onurla gösteriyor; sokakta, çalışma yaşamında, okullarda, hastanelerde, adliyelerde, kentin her köşesinde var olmaya devam ediyoruz. İfade ve örgütlenme özgürlüğümüze dönük saldırıları, kimden gelirse gelsin kabul etmiyoruz. Suyun yolunu bir şekilde bulması gibi, birbirimizi desteklemek ve güçlendirmek için yeni yollar bulmaktan, eşitlik kültürünü yaygınlaştırmaktan, kim olduğumuz veya kiminle olduğumuz fark etmeksizin baskı ve şiddete uğramadığımız bir dünya hayaliyle yaşamaktan vazgeçmiyoruz.

Gökkuşağının altında adil, eşit ve özgür bir dünyanın hayalini kuran tüm hak savunucuları ile birlikte üzerimize boca edilen kirliliğe karşı tüm renklerimizle direnmeye devam edeceğiz. Bugün içine düşürüldüğümüz eşitsizlik ve adaletsizlik sarmalından çıkış da ancak böyle; birbirimizin sesini kısmak yerine birbirimize ses olmakla, birbirimizi yok saymak yerine birbirimizle konuşmakla, birbirimizden kaçmak yerine yan yana durabilmekle mümkündür.

LGBTİ+’lar dün olduğu gibi bugün de sadece eşitsizlik ve adaletsizlikten en çok etkilenenler değil; umudun, dayanışmanın, kurulacak yeni birlikteliklerin, açılacak yeni yolların da öznesidir. Umut, lubunyaların bitmeyen gullümündedir!

Onur Haftası, LGBTİ+’ların özgürleşmesinin ve eşit yurttaşlık mücadelelerinin en somut yansımasıdır ve olmaya devam edecektir.

Baskı ve nefrete inat, 1969’dan, 1993’ten bu yana her yıl olduğu gibi, bu yıl da bir kez daha onurla, sokaklarda olacağız! Onur Ayımız ve 29. İstanbul Onur Haftamız kutlu olsun!

20.06.2021