
2021 İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası kapsamında Maçka Parkı’nda düzenlenmek istenen vegan piknik ve Onur Haftası temalı tüm etkinlikler 30 gün boyunca Şişli Kaymakamlığı tarafından hukuka aykırı şekilde LGBTİ+’lara yasaklanmıştı. Yasaklama sonrası Maçka Parkı’na piknik yapmak için gelen LGBTİ+’lara polis saldırısı gerçekleşmiş, 1 arkadaşımızın kolu kırılmış, 1 arkadaşımız ise kötü muameleyle gözaltına alınmış ve hakkında ceza davası açılmıştı.
SPoD ve İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası olarak, Şişli Kaymakamlığı’nın yasağına karşı aynı gün yürütmenin durdurulması ve vegan pikniğin yapılabilmesi için açtığımız davada Şişli Kaymakamlığı herhangi bir savunma vermedi. İstanbul 10.İdare Mahkemesi ise adeta kaymakamlığın yerine geçerek ‘kolluğa mukavemet edileceği, pikniği kimin düzenlediğinin bilinmediği, kontrolsüz toplanmanın örgütsel yapıdaki kişilerin yasadışı eylemine dönüşebileceği ve Covid-19 önlemlerini’ gerekçe göstererek davayı esastan reddetti ve Maçka Parkında 30 gün boyunca LGBTİ+’ların piknik dahil herhangi bir amaçla toplanmasını ve uzun süreli oturmasını hukuka aykırı saymış oldu.
Ancak bu red kararı üzerine yaptığımız istinaf başvurusunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi oybirliğiyle İstanbul 10. İdare Mahkemesi kararını kaldırarak Şişli Kaymakamlığı’nın yasaklama kararını iptal etti!
İstinaf mahkemesi, yasaklama kararını hiçbir hukuki gerekçeye dayandıramayan, davalara herhangi bir savunma dahi vermeyen Şişli Kaymakamlığının suç işleneceğine dair açık, somut ve yakın bir tehlike bulunduğu iddialarını ortaya koyamadığı için pozitif yükümlülüklerini ihlal ederek hukuka aykırı karar verdiğini tespit etti. Kısacası mahkeme LGBTİ+’ların piknik dahil toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmasının bir Anayasal hak olduğunu ve bu hakka yönelik kısıtlamanın da ancak hukuka uygun şekilde yapılabileceğini devletin Kaymakamlığından ilk derece mahkemesine dek yeniden söylemiş oldu.
Geç gelen bu karar doğrultusunda, tıpkı daha önce LGBTİ+ etkinliklerinin yasaklandığı her yerde açılan ve kazandığımız onlarca dava gibi, Türkiye’deki bütün idari makamları LGBTİ+’ların toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarını korumalarının AYM ve AİHS içtihatları başta olmak üzere hukukun bir zorunluluğu olduğunu hatırlatıyoruz!
2015’te başlayan LGBTİ+ Onur Yürüyüşü yasakları 2021’den bu yana bütün Türkiye genelinde giderek artan bir nefret ve saldırı dalgasına dönüşmüş durumda. Son 3 yıldır Anayasal haklarını kullandıkları sırada işkence ve kötü muameleyle gözaltına alınan binlerce LGBTİ+’nın, ceza davalarıyla ve adliye koridorlarında kriminalize edilmeye çalışılan yüzlerce aktivistin haklılığı bir kez daha kanıtlandı. Biz eşit yurttaşlık mücadelemize sokakta, adliyede, çarkta, evde kimseyi geride bırakmadan devam ediyoruz!
O zaman da demiştik şimdi de diyoruz: Ne Pikniğimiz Ne Yürüyüşümüz Ne De Varlığımız Yasaklanamaz!