Skip to main content

TRANSİST’in Derneğimizden Talep Ettiği “Kurumsal Özür”E İlişkin Açıklamamızdır

By 4 Ocak 2021Haziran 8th, 2021Haberler

TRANSİST’in Derneğimizden Talep Ettiği “kurumsal özür” e İlişkin Açıklamamızdır:

4.09.2020 tarihinde TRANSİST tarafından derneğimize yönelik bir öz eleştiri ve kurumsal özür talebi bir açıklama yapılmıştır. Bu açıklamada, bir trans kadının sağlık hakkına erişimini alan davanın Anayasa Mahkemesi (AYM) ‘nden prosedürden kırmızı kararıyla dönüşü hususunun derlemesi ihmali olduğu ve sürecin şeffaf kamuoyuyla paylaşılarak kurumsal özür dilenmesi paylaşıldı belirtilmiştir.

Sürecin Özeti:

Açıklamada özetlendiği üzere, derneğimizin kampanya davalarından olan bahse konu davayı, o dönem derneğimiz Yönetim Kurulunda bulunan, LGBTİ + alanında yıllardır emek veren ve deneyim sahibi bir avukat dava deneyimini yürütmüş ve derneğimizce süreç kampanyalaştırılmıştır. TRANSİST’in belirttiği üzere, dava AYM aşamasına kadar tavsiyeleri ve fakat AYM başvurusu reddedilmiştir. Belirtmek gerekir ki AYM başvurusu 2016 yılında, karar ise 2019 yılında verilmiştir. 

2019 Ağustos ayında bahse konu davanın davacısı tarafından info@spod.org.tr adresine bir e-posta gönderilmiştir. Bu e-postada özetle davanın reddinin kendisinde yarattığı şeylerinden bahsetmiş; red sipariş verildi kararının verildiği, çok geç öğrendiğini, bu süreçte bilgilendirilmediğini; bu iletişimsizliği ihmal olarak sorgulayarak bizleri LGBTİ + kamuoyuna bir açıklama ve özeleştiri davet davetinde bulun. 

Kendisine yazılan cevapta devam yürütücüsü avukatın yıllardır alana emek vermiş, bir avukat olduğu ve fakat yine de AYM kırmızı kararının arkasında hukuki bir ihmal varsa avukattan özeleştiri isteyebileceğimizi; biz davanın tarafı olmadığımızdan kararın bize tebliğ edilmediği; yine davanın AİHM’e götürülmesini talep etmek bu konuda derneğimizde 2 çalışan avukatımızın kendisiyle süreci yürütmeye hazır olduğu belirtilmiştir. 

Ayrıca kitapçığın girişinde bize alandaki bu uzayda anlataya konuşmayı aktarabileceğimizi belirttik, kitapçık ihtiyacını fark ettirdiğini, dilerse kitapçığın hazırlanmasında deneyimini aktarması deneyebileceğimizi başka bir durumda ise kitapçığın girişinde bize alandaki bu uzayda anlataya konu aktarabileceğimizi belirttik.

Karşılık, kendisinin yaptığı araştırmalar sonucu  AYM başvurusunun reddedilmesinde başka bir yürüten avukatın bir ihmali ya da hatası olmayan alanda  farklı avukatlardan da fikir alarak öğrendiğini,  ikinci sırada AİHM’e götürülmesi süreci için başka bir avukatla görüştüğünü; çıkaracağımız yayının girişinde ya da kamusal bir mecrada yine de der bütün bu davalama tamamında bilgilendirme ve soru eksiklikleri olduğunu belirterek bir özeleştiri yayınlamasını doğru bulduğunu belirten bir e-posta aldık. Bu arada bizler de halihazırda bizimle çalışan avukatımızda araştırmalar ve dosya avukatıyla kurduğu iletişim sonucu dosyada hukuki bir hata ya da eksik olmadığını  öğrenmiş olduk. 

Nihayetinde, 2020 yılının başında kampanya dava ve dört dörtlü davalamaya bir yayın hazırlığına ve çalışma sahasında çalışan avukatlardan oluşan bir danışma kurulu ile yayınımızı hazırladık. “Türkiye’de LGBTİ + Hakları için Stratejik Davalama: Deneyimler, İçgörüler, Sonraki Adımlar” raporu ile “LGBTİ + Hakları Alanında Çalışan Avukatlar için Kontrol Listesi” 31 Ağustos günü kamuoyuyla paylaşıldı. 

Raporumuzda da belirttiğimiz üzere, yayın kendi öz kaynaklarımızla değil yürüttüğümüz bir proje ortaya çıkarmak için çıkardığımız, giriş yazısına yayının içeriği dışında bir şey yazmayı uygun görmedik. Buna rağmen yayının içeriğinde avukat müvekkil ilişkileri ve özellikle müvekkili bilgilendirme kısmının üzerinde bolca durduk. 

Yayının içeriğine girdiğimiz süreçle ilgili ise, yayının tanıtımını yapacağımız bir röportajda, derinin neden oluşturduğu davalama üzerine bir yayın çıkardığını da anlatan bir kısımda bize bu motivasyonu veren, açıklamaya konu süreci de anlatmaya karar verdik. Bu yıl 2015 yılındaki kampanya davamızın öznesiyle olan ilerleyeceğimiz açıklıkla anlatmaya ve her ne kadar taraflar için olumsuz bir deneyim de eksikliklerin görülmesine ve bu yayının çıkışına kaynaklık aktarmaya karar verdik.

Kamuoyunun da bildiği üzere yayınımız henüz çıktığından, tanıtım süreci de yeni başladı. Halihazırda ile birlikte çalıştığımız dernek avukatımız, alandaki bu eksikliği bize hatırlatan ve yayınla çözme konusunda bize fikir veren kişiden, daha önceki yazışmada rıza vermiş olmasına rağmen aradan uzun zaman geçmesi tekrar tekrar rıza almanın uygun belirtilerimiz ve ilgiliyle ile iletişime geçmiştir. İlgili kişi cevapta kurumsal özür ile beraber kendisiyle röportaj yapılmasına onayı olduğunu, özür dilenmemesini kabul etmediğini belirtmiştir. Bunun üzerine üzerimiz, TRANSİST’in bizden kurumsal özür beklediğidir.

TRANSİST, bu talebi kendi kendi sitelerinde yayınlamadan önce bizimle hiç bir şekilde iletişim kurmamıştır. TRANSİST kurulduğundan beri karşılıklı dayanışma içinde olduğumuzdan, LGBTİ + hareketini ve özellikle trans hareketini ve hareketini güçlendirmek için TRANSİST ile her türlü işbirliğini açık olduğumuzu daim belirttiğimizden ve LGBTİ + örgütleri ile yazılı olmayan hukuk birlikte, bu talebin kamusal duyurusundan önce bize bildirmeyi beklerdik. Söz konusu dava ve sonraki süreç ile davaya konu olan kişi ile kişisel e-posta hesabından iletişimi sürdürürken, TRANSİST’in bizle hiçbir zaman geçmeden ve bizi dinlemek ihtiyacı duymadan kamusal alanda böyle bir yayında bulunmasını adil bulmadığımızı belirtmek isteriz. 

Bahse konu dava 2015 yılında derneğimizde çalışan ve kurullarımızda görev alan avukatlarca binbir emekle yürütmüş ve tarafların kusuru ya da ihmali AYM tarafından reddedilmiştir. Dernek davanın tarafı olmadığından, sadece davayı kampanyalaştırdığından, mahkeme kararı derneğe tebliğ edilmemiştir. Buna rağmen, süreci yürüten avukattan dosyaya yürütme talep etmeyi ihmal ettiğimiz ve davacı öznenin karardan geç haberdar olduğunu beyanını bir ihmalimiz olarak kabul ettik ve devamında adım atmaya hazır olduğumuzu da belirttik. Bu irademizi ilgili kişiyle de tüm samimiyetimizle paylaştık. Halihazırda da bunun aksini gösteren bir tavrımız yoktur ve olmamıştır.

Neticeten, davacı ve diğer tarafların dernek ile organik ilişkilerinin kesilmelerinin akabinde dernek yönetimi ve çalışanlarının değişmesi, süreç yürütme davamızı yürüten avukat ve davacı ile bu dosya özelinde bir iletişim kurmadığımızı, AYM’de kaldığı ile bu dosya özelinde bir iletişim kurmadığımızı, AYM’de kaldı 3 yıl boyunca davacıdan da bir talep gelmediğinden dosyaya bilgi almayı ihmal ettiğimizi, bu sebepten AYM kararından geç haberdar olduğumuzu kabul ederek, bundan sonra böyle süreçlerin tekrarlanmaması için kurumsal yapımızı ve hafızamızı güçlendirmeye çalıştığımızı duyuruz. 

Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği Ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği