Skip to main content

8 Mart Açıklaması

By 8 Mart 2024Duyurular
8 Mart Açıklaması

Bizler, kadınlar ve LGBTİ+lar, doğduğu günden beri mücadele etmek zorunda kalanlar, mücadelede umut bulanlar, çareyi yoldaşlıkta arayanlar olarak bu 8 Mart’ta da birbirimize ve mücadelemize sımsıkı sarılıyoruz. Patriyarkanın ördüğü çitlerden, erkek şiddetinden, homofobinin değişen yüzlerinden, transfobinin vahşetinden, heteroseksizmin kafesinden, cis-normativitenin zincirlerinden, kurumsallaşmış nefret politikalarının, ırkçılığın, savaşın, kapitalist emek sömürüsünün ve faşizmin karanlığından kurtulmak için; feminist kazanımlarımızdan ve haklarımızdan taviz vermeden sokaklarda ve meydanlarda yerimizi alıyoruz!  

Seçim meydanlarında hedef gösteriliyoruz, bedenimiz erkek siyasetçilerin dillerinde propaganda malzemesi haline getiriliyor, “camdan sarktığımız” bahanesiyle evlerimiz mühürleniyor, bizi temsil eden siyasetçiler hapse atılıyor, haklarımız için mücadele eden dernekler soruşturmalar, davalar ve denetimlerle yıldırılmaya çalışılıyor, erkek-devlet-polis şiddeti üçgeninde hayatlarımız dar edilmek isteniyor! Tüm bunlar olurken biz bu 8 Mart’ta da yüzümüzü birbirimize dönüyor, göz göze geldiğimizde içimizin güvenle dolduğu sokakları hep birlikte dolduruyoruz!

Yerel seçimlerin hemen öncesinde, kentlerimizi getirdikleri hali içimiz acıyarak izliyoruz! 6 Şubat depreminde yıkıldıktan sonra kaderine terk edilen şehirlerimizi, sokaklarında gezmesi her geçen gün daha da zorlaşan mahallelerimizi, talan edilen ormanlarımızı, seks işçiliği yaptığımız için sürgün edilmek istendiğimiz sokaklarımızı gördükçe içimiz öfkeyle doluyor! Hatay’ı, Maraş’ı, Akbelen’i, Bayram Sokak’ı terk etmedik, terk etmiyoruz. Gidenlerimiz de mutlaka geri dönecek, biliyoruz! Siz kapıdan kovsanız, biz bacadan giriyoruz!

Filistin’de, Rojava’da, Karabağ’da süren savaşları, dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen işgali ve soykırımı, kadınların ve LGBTİ+’ların maruz kaldığı şiddeti ve işlenen savaş suçlarını kaygıyla izliyoruz. Onlar direnişlerinin tarihsel özneleri olmaya ve cesaretleriyle mücadelemize ilham vermeye devam ederken; bizler de dünyanın diğer sokaklarında onların sesini yükseltiyoruz! Coğrafyamızı kaderimiz yapmak isteyenlere inat, kaderimizi feminizmle yeniden yazmak için mücadele ediyoruz!

Aile politikası adı altında ve “kutsal aile” yalanını dayatarak bizi yalnızlaştırmak, hedef göstermek, sessizleştirmek isteyenleri görüyoruz. Bizim mücadelemiz; yıktığımızı iddia ettikleri aile kurumunda bir gün dahi rahat nefes alamayan, bakım emeği ve ev işlerinin altında ezilen, istismarı ve şiddeti en ağır boyutlarıyla yaşayan kadınlar için. Yaşamak için tek kurtuluşu, o kutsal aileyi terk etmek olan LGBTİ+’lar için. Yeri geldiğinde ailemizi dönüştürmek, ihtiyaç duyduğumuzda ise kendi seçilmiş ailemizi oluşturmak için. Bizim mücadelemiz birbirimiz ve özgürlük için!

Bu karanlığa bakıp umutlu olmak zor. Ama “o kalabalık” aklımızın hep bir köşesinde. Ne zaman umutsuzluğa kapılsak hatırlıyor, toparlanıyor, yola devam ediyoruz! 

Biliyoruz ki feminizm herkes içindir ve hepimiz için kurtuluşun adresidir!

Yaşasın kadın ve LGBTİ+ dayanışması, yaşasın feminist mücadelemiz!